Hepatit B Neden Çok Önemlidir?

Hepatit B virüsü adı verilen bir mikroorganizmanın neden olduğu karaciğeri etkileyen bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık akut seyirli olarak karaciğer hastalığı yapıp iyileşebileceği gibi kronikleşerek kalıcı karaciğer harabiyetine neden olabilir. Hepatit B ülkemizde 3.5 milyon kişinin etkilendiği bir enfeksiyon hastalığıdır.

1998 yılında ulusal aşı takvimine hepatit B aşısının girmesi ile enfeksiyona yakalanan birey sayısının azalması hedeflenmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere  AŞI ile ÖNLENEBİLİR bir hastalıktır.
Hastalık kan ve diğer vücut sıvıları ile temas, plasenta yoluyla (hepatit B enfeksiyonu olan annenin hamile kalması durumunda) ile bulaşabilir.

Akut seyirli hepatit B enfeksiyonunda  hastalık karaciğerde ciddi bir harabiyet bırakmaz. Yetişkin hastalarda akut hepatit B geçiren hastaların kronik hepatit B’ ye dönüşme oranı %5-10 arasındadır.

Tanı ve takipte biyokimyasal  tetkikler yanında moleküler testlerle başvurabiliriz. Kronik hepatit B’ de ise hastalık 6 haftadan uzun süren karaciğer fonksiyon testleri ile birlikte HBVDNA dediğimiz virüsün kanda çoğaldığını gösteren değerlerin belli sınırların üzerinde olması durumudur. Bu hastalara karaciğer biyopsisi yapıldığında ise karaciğerde hasar oluştuğu görülür. Kronik hepatit B hastalarında ise durum biraz daha farklıdır. Bu hastaların biyokimyasal tetkikler, moleküler testler ve gereken durumlarda yapılan karaciğer biyopsisi sonucunda ilaç tedavileri gerekebilir. Çünkü tedavi edilmemesi durumunda hastalarda siroz ve buna eşlik eden diğer organ hasarı da gelişebilir.

Bizler gastroenterolog olarak Hepatit B ile ilgili değerlendirme yaparak karşılaşmamış bireyler için aşı önermekteyiz. Akut hepatit B geçiren hastalarda genellikle destek tedavisi uygulamaktayız. Kronik hepatit B’de ise hastalığın tedavisine yönelirken aynı zamanda eşlik eden komplikasyonlar (yani hastalığa bağlı gelişen ikincil hastalıklar) açısından da tetikte olmak zorundayız. Kronik hepatit Bhastalığında uzun dönemde siroz ve hepatosellüler kanser görülme riski yıllar geçtikçe artmaktadır.