Gastro-Özefagial Reflü Hastalığı

Gastro-özefagial reflü mide içeriğinin yemek borusuna doğru geri gelmesidir. Bu durumun yemek borusu ve komşu üst solunum yolunda hasar bırakması ya da şikayetlere yol açması ise gastroözefagial reflü hastalığı olarak tanımlanır.

SEMPTOMLAR

Hastalarda göğüs kafesinde ağrı, asit geri kaçışı, yutma güçlüğü, ağrılı yutma, kalp krizi benzeri göğüs ağrısı, tükürük bezi salgısında artma gibi yemek borusundan kaynaklanan şikayetler olabileceği gibi öksürük, hırıltılı solunum, sürekli geniz temizleme isteği, soluk borusunda daralma, mide içeriğinin akciğere kaçması sonucu gelişen zatüre ve akciğer dokusu hasarı gibi yemek borusu dışı bulgular olabilir. 

TANIDA KULLANILAN TESTLER

Tanı için birçok test kullanılabilir. Ancak reflü hastalığı olup olmadığı kararında en önemli faktör hastanın yakınmalarını aldığımız hasta öyküsüdür. Öykünün yanında PPI testi, radyolojik tetkikler, endoskopik tetkikler, manometrik ölçümler, PH monitorizasyonu dediğimiz belli bir zaman aralığında asit geri kaçısının ölçümü yapılabilir.

HASTALARA NE ZAMAN ENDOSKOPİ YAPILMALI?

  • Elli yaş ve üzeri hastalar ya da hastanın yakınmalarının 5 yıldan uzun sürmesi
  • Obez, sigara içen hastalar
  • Her gün hastanın yakınmasının olması
  • 1.derece akrabasında Barrett özefagusu veya üst gastrointestinal sistem kanseri olan hastalar
  • İlaç tedavisine rağmen hastanın şikayetinin devam etmesi durumunda
  • İnatçı kusma, yutma güçlüğü, ağrılı yutma, istemsiz kilo kaybı ve başka bir nedenle açıklanamayan anemi

TEDAVİ

1- En önemli tedavi basamağı yaşam tarzının düzenlenmesidir. Bu önerilere uyulmadığı takdirde tedavinin en önemli kısmı atlanmış olur. Öncelikle karın içi basıncı artıracak şekilde sıkı giysiler giymekten kaçınılmalıdır. Yemek saatlerini çok geç saatlere bırakmamak bir diğer tedbirdir. Yatak başının yüksek olması ya da  iki yastıkla yatmak, yağlı ve baharatlı yiyecekler, gazlı içecekler, tuzlanmış gıdalar ve çikolata tüketiminden kaçınmakreflü bulgularını azaltmakta yararlı olacaktır. 

2- İlaç tedavileri kullanılabilir. Aralıklı ve sürekli tedavi yöntemleri kullanılmakla birlikte bu karar hastanın şikayeti ve tedaviye cevabı değerlendirilerek hastaya göre bireyselleştirilmelidir. 

3- Endoskopik yöntemlerle tedavi yapılabilir ancak bu gruptaki tedavi yöntemleri henüz gelişme aşamasında olup sonuçları net değerlendirmek için daha çok çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır. 

4-Cerrahi yöntemler başka bir tedavi yöntemi olup cerrahiye verilen hasta sayısı daha azdır. Bu hastalarda cerrahi müdahale sonrası yutma güçlüğü ve karında gaz birikmesine bağlı şişkinlik görülebilir. Sürekli ilaç tedavisi gerektiren hastalar, GÖRH nedeniyle komplikasyon gelişen hastalar, ilaç direnci olması, solunum yollarını ve yutağı etkileyen reflü ve reflü birlikteliğinde tedaviye dirençli astım hastalarında, mide fıtığı olan hastalarda cerrahi müdahale düşünülmelidir.

Yedikleriniz boğazınıza mı diziliyor?
Ağızda çiğnenerek sindirimi başlamış olan yiyecekler kürek görevi gören dilin yardımıyla yutak ve sonra yemek borusuna yönlendirilir. Yemek borusu kasları yiyeceklerin üst kısmında kasılır, alt kısmında gevşer. Böylece yiyecekler mideye doğru ilerler. Bu süreç içerisinde yemek borusu içerisinde görülen oluşumlar (cepçikler kanser vb.), kasların çalışmasını bozan nörolojik problemler bizim yemek yerken yiyeceklerin boğazımıza takılması hissini oluşturur. Ayrıca bazı romatizmal hastalıklarda da yemek borusu rahatsızlıkları riski artmıştır. Bu rahatsızlıklara yönelik yapılan tetkiklerde radyolojik değerlendirme, endoskopik değerlendirme çok büyük önem arzetmektedir. Böyle bir probleminiz varsa mutlaka bir gastroenteroloğa başvurmalısınız.

Dikkat kimsenin midesi durduk yere yanmaz 🔥

Toplumda mide yanması sık görülen bir şikayettir. Bunun birçok nedeni olabilir. Mide asidini artıran yada mide duvarındaki hassasiyeti artıran herşey mide yanması yapabilir. Kızartmalar 🍟, fastfood gıdalar🍫🍩 sigara ve türevleri, alkol 🥂-🍻mide asidini artırırken; gastritler, midede helikobakter pilori mikrobu enfeksiyonu, mide ülserleri, mide kanserleri mide duvarındaki yapıyı bozarak aside duyarlılığı artırır.

Bu tür yakınmalarınız varsa sıklığı giderek artıyorsa mutlaka bir Gastroenteroloji uzmanına başvurmalısınız.

Mide ağrısından yakınanlar dikkat!
Karın üst bölgesinden başlayan çeşitli yerlere yayılan ağrılar genellikle mide problemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu yakınmaya zaman zaman bulantı, kusma, midede ekşime eşlik edebilir. Bazen o kadar şiddetli olur ki kalp krizi ağrısı ile bile katılabilir.Nedenlerine bakacak olursak mide ile ilgili hastalıklar, diyet düzensizlikleri, alkol ve sigara kullanımı gelmektedir. Mide ile ilgili hastalıkların çoğunda mide ağrısı görülmektedir. Ancak mide ağrısının süresi ve yayılımı hastalığa göre değişiklik göstermektedir. Uzun süren mide ağrısı şikayeti mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmelidir.

Mide ülserinden ne zaman korkmalıyız?
Endoskopide midenizde ülser olduğu söylendi. Diyet listeleri, yasak listeleri, ilaçlar başlandıktan sonra doktorunuz size şunu söyleyecektir. “…ay sonra tekrar endoskopi yapılıp ülserin iyileşip iyileşmediğine bakacağız”. Peki neden? Bazı mide kanserleri ülser görünümünde başlar ve verilen ilaç tedavisi ile hızlıca düzelme göstermez. Bu yüzden mide ülserlerinde bizler mutlaka iyileşmesini görüp kontrol edene kadar rahat etmediğimiz durumlardan biridir. Yani her ülser kanser demek değildir. Ama erken tanı hayat kurtarır. Ayrıca belirtmek isterim ki endoskopi esnasında aldığımız biyopsiler kanser odağı varsa bunun yayılmasına neden olmaz.

Nedir bu Helikobakter piloriden çektiğimiz!
Aslında bu mikrop çocukluk döneminde alınır. Genellikle hijyen koşulları kötü toplumlarda daha sık görünür. Çocukluk döneminde çocuklar oyun arasında yada dış ortamlarda hijyen koşullarına çok özen göstermezler. İlk alındığı dönemde hiç belirti vermeyeceği gibi ishal yada bulantı kusma ile giden bir rahatsızlığa sebeb olabilir. Yetişkin döneme gelindiğinde ise midede ve oniki parmak bağırsağında ülserlere neden olabilir.

Mide duvarında incelme ve hatta uzun dönemde mide lenfomalarına neden olabilir. Bu yüzden çocuklarımızı çok küçük yaşta hijyen kurallarına dikkat eder şekilde yetiştirmeliyiz. Mide mikrobu varlığının tespiti için lütfen uzmanınıza başvurunuz.